İnsanoğlu var olduğundan beri sürekli üretme, değiştirme ve yapılandırma sürecindedir. Bu sebeple doğanın zorlu koşullarında hayatta kalabilmek için bu mücadelede yer almak zorundadır. Peki bu ihtiyaç nasıl oldu da günümüzde daha büyük ihtiyaçları doğurdu? Doğaya hükmettiğini düşünen insanoğlu, ona zarar verirken en çok kendisine zarar verdiğinin farkında değil miydi?

Maalesef ki barış içinde olamadığımız doğa, bizim yüzümüzden geri dönülemez bir şekilde bozulmaya doğru adım adım ilerlemektedir. Sanayinin ve fosil yakıtların kullanımı ile atmosferdeki salınımını arttırdığımız CO2, sera ve diğer zararlı gazlar gezegenimizin sıcaklığını günden güne arttırmaya devam ediyor.

iklim krizi

Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Paneli’nin 8 Ekim 2018’de açıkladığı rapora göre küresel ısınma, gelecek 20 yıl içinde sanayi öncesi dönemin ortalama sıcaklık derecesine göre 1,5 °C’ lik bir artışta durdurulamadığı takdirde iklim krizi artık geri dönülemez bir sürece girecek. Bu rapora göre küresel ısınmadaki artışın 1.5 ° C ile sınırlı kalabilmesi için, küresel çapta daha önce eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde yeni önlemler almak ve daha önce görülmemiş çapta ekonomik kaynakları harekete geçirmek gerekiyor. Bu kadar büyük mali yükü tek bir ülke üstlenemeyeceği için uluslararası dayanışma ve eşgüdüm, bu gezegende yaşayan canlıların varlığının, geleceğini belirleyecek düzeyde bir önem kazanmaktadır.

Ekonomik olarak çok büyük mali yükleri karşılamak için taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Bu harcamalar yapılmadığı ve önlemler alınmadığı takdirde iklim krizi sebebiyle yaşanacak ekonomik kayıplar ve krizler, önlem için harcanan kaynakların çok daha fazlası olacak.

Kuraklık sebebi ile sayısı azalan yiyecekler günden güne daha da pahalanacak ve ulaşılamayacak bir hale gelecek. Yoksul bölgelerdeki açlığa bağlı ölüm sayıları ve günümüzde dünyanın birçok bölgesinde yaşanan içme suyu problemi sebebiyle ölen insan sayısı her gün daha da artacak.

Yaşanabilir toprak alanlarımız buzulların erimesiyle sular altında kalacağı için tarım ve yaşam alanlarımız kısıtlanacak ve o bölgelerden göç etmek zorunda kalan insanların gidebileceği iç bölgelerde, çok büyük sorunlar ortaya çıkacak.

“İklim Haberleri Ağı”, Bask İklim Değişikliği Merkezi’nin araştırma sonuçlarına göre iklim değişikliğine bağlı olarak 19 Avrupa kıyı şehri büyük risk altında. Suların yükselmesinin etkileri özellikle 2050 yılından itibaren gözle görülür hale gelecek ve deniz suyunun yükselmesi aynı zamanda içilebilir su kaynaklarının da azalmasına neden olacak.

Peki, İklim Krizi Sorununu Önlemek İçin Biz Ne Yapabiliriz? 

Kelimenin tam anlamıyla batan bir gemide oturup batışını mı izleyeceğiz?  veya devletlerin bir şey yapması için mi bekleyeceğiz? Devletin de dünyanın da benden, senden ve bizden oluştuğunu unutmayıp hepimiz birer adım atmalıyız.

 Sadece bireysel olarak yapabileceklerimizden bazıları;

-Sprey deodorant kullanmamak: İçeriğinde bulunan CFC gazı parçalanmıyor ve karşısına çıkan diğer moleküller ile birleşmeden atmosferde yükselebiliyor. Bu sebeple bozulmadan ozon tabakasına kadar çıkabildiği için, burada ozon moleküllerini parçalıyor.

-Elinizden geldiğince gereksiz plastik kullanımı azaltın: Plastiklerin üretiminde kömür doğal gaz, tuz ve tabii ki ham petrol kullanılıyor.

-Geri dönüşebilecek ürünleri tercih edin ve kullandıktan sonra geri dönüşüme yollayın

-Su israfı yapmamaya çalışın.

-Mümkün olduğunda toplu taşıma kullanın, yakın mesafelerde taşıt kullanmayın.

-Bilinçlenin ve bilinçlendirin. Küresel anlamda bir bilinç ve birlik, bu veya bunun gibi birçok problemi aşmamız için en büyük etkenlerden biri.

NASA, pandemi önlemlerinin alındığı 2020 Ocak ayından beri havada bulunan nitrojen dioksit miktarındaki azalmaya bağlı olarak Çin’deki hava kirliliğinin ciddi bir oranda azaldığını tespit ettiğini açıkladı. Aynı yılın içinde bu kadar büyük oranda hava kirliliğini azaltabiliyorsak küresel anlamda hep birlikte hareket ettiğimizde neleri başarabileceğimizi bir düşünün. 

Unutmayın ki büyük değişimler küçük adımlarla başlar. 

Her insan verdiği zararı küçük bir ölçekte bile azaltsa 7,78 milyar kadar azalma görülecek.

Ne demiş Jose Saramago:

“Herkes elinden geleni yapsa Dünya kesinlikle daha iyi bir yer olurdu.” “İki insandan biri uyandıktan sonra ‘Bugün hiç kimseye zarar vermeyeceğim.’ dese ve bunu ertesi günde tekrarlasa hatta bu kelimeleri yaşatsa işte o zaman dünya kısa bir süre içinde değişecektir.”

KAYNAKÇA**

KAYNAKÇA***