Süpernovalar çok miktarda enerji yayan yıldız patlamalarıdır ve uzayda meydana gelen en büyük patlamalardan birisidir. Bu patlamalar genellikle Güneş’imizin 8 katı kadar fazla olan yıldızların kaderidir diyebilirim. Bir süpernova patlaması sırasında açığa çıkan enerji nedeniyle galaksilerin tamamının saçtığı ışıktan daha parlak bir ışık topu oluşabilir ve çok fazla miktarda enerji uzaya savrulabilir.

süpernovalar
Hubble Uzay Teleskobu ile bir süpernovanın karışık kalıntıları (NASA)

Süpernova patlamaları çeşitli biçimlerde oluşabilir. Bunlardan ilkini açıklayacak olursam iki yıldızın birbirinin etrafında döndüğü ve bu yıldızlardan en az birinin Dünya büyüklüğünde bir beyaz cüce olduğu sistemlerde meydana geldiğini söyleyebilirim. Beyaz cüce, güneşimiz büyüklüğündeki bir yıldızın yakıtı bittikten sonra geriye kalan şeydir. Bir beyaz cüce diğeriyle çarpışırsa veya yakındaki yıldızdan çok fazla madde çekerse, bu durum beyaz cücenin patlamasıyla sonuçlanır.

Bir diğerinde ise yıldız, merkezindeki nükleer yakıtı bitirdikten ve ölüm safhasına geçtikten sonra çekirdeğin daha küçük hacimli nötron çekirdeğine dönüşmesi ile üst tabakalar merkeze doğru aniden çöker. Dünya’nın kütlesinin bir milyon katı bir şeyin çöktüğünü hayal edin! Bu çöküş sırasında sıcaklığın çok yükselmesi ile ani bir patlama meydana gelir ve bu patlama sonucu üst tabakalar, uzaya gaz ve toz bulutu olarak yayılır. Patlamanın şiddeti ise sadece bu sebepten midir diye sorarsak? Hayır, değildir çünkü çöken çekirdek bir anda nötron basıncıyla durdurulduğunda dışarıdan içeriye yağan madde çok hızlı olarak frenlenir ve dışa doğru muazzam şok dalgaları oluşur. Süpernova patlamasının şiddetini yaratanda buradaki akışkan kararsızlıkları ve bu şok dalgalarıdır. Yıldız, maddesinin çoğunluğunu uzaya verir ve sonunda ya bir nötron yıldızı ya da bir karadelik oluşumuyla sonuçlanır.

Süpernovalar Nerede ve Ne Zaman Gerçekleşir?

Gökbilimciler, her yüzyılda Samanyolu Galaksimiz gibi galaksilerde yaklaşık iki veya üç süpernovanın meydana geldiğine inanıyor. Evren çok fazla galaksi içerdiğinden, gökbilimciler galaksimizin dışında yılda birkaç yüz süpernova gözlemlerler. Süpernovaları genellikle diğer galaksilerde görmekteyiz; çünkü Samanyolu Galaksisi içindeki yoğun toz bulutu dolayısıyla kendi galaksimizdeki süpernovaları nadiren gözlemleyebilmekteyiz. Nerede ve ne zaman süpernova patlaması olacağının önceden tahmin edilmesi zor ve nadir gerçekleşen olaylar olduğundan süpernova patlamalarını gözlemleyebilmek için uzayın çeşitli bölgelerinin sürekli izlenmesi gerekir.

Süpernovaların Tarihçesi ve İsimlendirilmesi

Süpernovalara yönelik en eski gözlem, MS 185 yılında Çinli gökbilimciler tarafından yapılmıştır ve SN 185 adıyla anılmaktadır.

Süpernova patlaması isimlendirilirken güzel bir yöntem vardır. Patlamanın hangi yıl ve o yıl içindeki kaçıncı patlama olduğuna göre isimlendirilir. Örneğin, 2006’da keşfedilmiş birinci süpernova patlaması SN 2006a olarak isimlendirilirken ve yine o yıl içerisindeki üçüncü süpernova patlaması SN 2006c olarak isimlendirilmiştir.

Teleskopların icadından önce gözlenen ilk süpernova olan 185 yılı haricinde sırayla 393, 1006, 1181, 1572 ve 1604 yıllarında kaydedildi. Bunlardan 1572 yılında olan süpernova, ünlü astronom Tycho Brahe tarafından incelenmiştir. Brahe, yazdığı kitabına bu “yeni yıldızı”, De nova Stella ismiyle kaydetmiştir. “süpernova” ismindeki nova sözcüğü de buradan gelmektedir.

süpernovalar
Tycho Süpernovası (NASA)

Nova ve Süpernova Farkı?

Süpernovalar patlayarak parçalanan yıldızlardır yani ölmekte olan bir yıldızı simgeler ve bu patlama sonucu bir süpernova kısa süre için ana galaksiden daha parlak olur. Nova ise bir yıldızın parlaklığında güçlü ve hızlı bir artıştır. Latince “yeni yıldız” anlamına gelir, çünkü daha önce çıplak gözle görülemeyecek kadar sönük bir yıldız, bir nova haline geldiğinde gökyüzündeki en parlak nesnelerden biri olur. Nova, beyaz cüce üzerinde görülen kataklismik nükleer patlamalardır. Anakol yıldızdan beyaz cüceye madde aktarımı olur. Anakol yıldızının dış katmanından beyaz cüceye doğru çekilen madde zamanla disk şeklini alır ve anakol yıldızı, beyaz cüceye çok yakın ise biriken kütle akıntısı beyaz cücenin yüzeyine düşer. Anakol yıldızı hidrojence zengin olduğundan bu düşmenin sonucunda nükleer reaksiyonlardan kaynaklı patlamalar gerçekleşir. Bu patlamalar, yıldız sisteminin parlaklığında büyük bir artışa sebep olur fakat süpernovalar kadar yıkıcı değillerdir.

KAYNAKÇA*

KAYNAKÇA**

KAYNAKÇA***